22 Şubat 2012 Çarşamba

vaporous





Günleri birbirine ekledim, düşleri kenetledim birbirine. Biraz daha güç, biraz daha sabır. Ama olmayınca olmuyor ve insan ölmeyince ölmüyor ne kadar dua etse de. Tanrıya yolladığım mektuplar cevapsız kalıyor. Yalnızlığım biraz yanlış anlaşılmış. Nereden çıkıp geldiği bilinmez, bir hayalet tutuyor ellerimi. Göz kapaklarımda birer öpücük. İçimde bir şarkı, çarptığı yeri yakıyor. Nefretin bile silemediği hatıralar ve ne garip. Hiçbir kalem çizemiyor bazı isimlerin üzerini. Bulutlar çarpışıyor kirpiklerimde. İçimde bir hayaletle, bir vapurluk ağladım.




Karşılıksız bir özlem, ruhun falakası, acının daniskası, bu senaryoyu kimin yazdığını merak ediyorum. Sandıklarca kış, sandıklarca 'özledim'. Soru işaretleri dalga geçiyor ruhumla. Kanayan yerleri teslim ettiğim dudaklar şeker kokuyor. Bense tuza buluyorum bedenimi, her kesik tekrar tekrar acıyor. Yangınların en büyüğü ruhumu dumana boğuyor. Neden bilinmez, gözlerimi kapasam bile görüyorum her şeyi. Yer gök alev, yer gök kırbaç. Yüzüyorum, yüzüyorum, yüzüyorum. Bugün de kara görünmedi. Kader.



Şimdi bir enkazın altında, süreklilikle çalan bir müzik kutusu. La vie en rose, taşlar ağır, susmuyor, ellerim ulaşmıyor, kulaklarım kanarken, sen kendini ne sanıyorsun ki? Böyle olmaz, doğrusu bu değil. Ve bir düzine ilaç, onlarca beyaz zarf, içleri bomboş. Her kabus, bir diğerini doğuruyor. Aynalara birer mısra iliştirip kaçıyorsam bu şehirden, bu kendimi kandırmaktan fazlası değildir. Anlaşılmak mühim değil, keşke sadece anlayabilseydim. Kimse bilmez, her şeyden çok, kendimi özledim.









Anita Taylor
22.02.2012
Kadıköy

4 yorum:

The Merika dedi ki...

Aynalara birer mısra iliştirip kaçıyorsam bu şehirden, bu kendimi kandırmaktan fazlası değildir. çok etkilendim ..

Anita Taylor dedi ki...

Ne eksik, ne fazla..
Teşekkür ederim.

basit evrenli dedi ki...

içimden bir şeylerdi ve güzel söylenmiş.

Anita Taylor dedi ki...

Teşekkürler.