23 Ocak 2011 Pazar

sampiizofşit



Sus. Çünkü hayatta hiçbir şey, konuşarak düzelmez. 


**


Kendimi denizin dibinde buldum. Kendimi ayaklarım çimentoya gömülü, tuzlu kahkahalar atarken buldum. Bu, uyanış demektir. Güzel olan ne varsa, rüyadır. Kabus sandığın her şey, gerçek. Ben denizi yatak bilip uyumuşum. Her şeyin sebebi bu. Çünkü herkes gider. Ardına baktığında, bir avuç kar hatırlarsın. Yanmış balıklar. Yarım kalmış bir yazı. Yüzüne çarpan sinekler. Büyük bir merhaba ve sessiz bir veda. Arkana baktığında bir parça boktan başka bir şey kalmadığını anlarsın aslında. Peki ya şimdi bu, nasıl hissettiriyor?


**


Dün gece bir rüya gördüm. Uyandığıma üzüldüm.


**


Gerçeği yalana tutuşturup alıyorum kalemi elime her seferinde. Emin olma istiyorum. Saçlarımı kestirmek ile spora başlamak arasında kararsız kaldım. Olmadı duvarları boyarım. Olmadı Fransızca öğrenirim. Olmadı biraz votka içerim. Bu beni uyuşturur. Uyuşunca kızarım. Tahammülün anlamı yiter. Bağırır ve uyumak isterim. Olmadı kalkar giderim. Çünkü aciziyet dediğin, aşktan başka bir şey değil. Gerektiğinde, acizim..


**


Ben hayatı kendine cehennem etmekte üstüne olmayan kadın. Memnun oldum.


**


Zamanın geçtiğini sadece fotoğraflara bakarken anımsamak isterdim. Eski dostlarla muhabbet ederken ya da. Ama hayat, elindeki aynayı hiçbir zaman bırakmıyor. Eskiden her şey daha kolaydı. Çözüm çoktu. İki yaşında, anlamıyordun. On yaşında, önemsemiyordun. Onbeş yaşında bileklerini kesiyordun. Onsekiz yaşında çekip gidiyordun. Yirmibir yaşında ne yapacağını bilmeyecek kadar teksin. Saçmalıyorsun.


**


Canım yazmak istiyor ama ne yazsam boka benziyor. 


**


Susarak söylenen yalanlar çok iğrenç. Gerçekleri bağırarak dile getirmek de öyle. Bir pinpon topuyum, üstüne sinen kiriyle raketlerin renklenen. Beynimi Türkçe pop, kadın programları ve Yalçın Çakır ile sıvılaştırmak ve her şeyi unutarak uyanmak istiyorum. Bu defa, kupkuru. Mümkünse.


**


Beni sevmiyorum.

Anita
23.01.2011
Edirne





8 yorum:

Vuslat AKTEPE dedi ki...

Yazını okurken aklıma daha önce okuduğum bir Çehov öyküsü geldi. Mezarlık yanından geçerken ürken iki insandan birinin diğerine bildirdiği bir diyalog: "Ne kadar garip değil mi? Yaşarken belki de kimsenin dikkate bile almadığı bir adamken öldüğünde herkes ondan ürküyor"

Korhan dedi ki...

"Dün gece bir rüya gördüm. Uyandığıma üzüldüm."

Yazının vurucu cümlesi olmuş.. Bu tarz rüyalar hep aşk meşk ile ilgili olur sanılır ama benim uyanmamak istediğim rüyalar daha çok benim olmayan bir hayatı gördüklerim. Neresi olduğunu bilmediğim yerlerde dolaşmak ve sanırım beynimin yapısı gereği absürtlüklerini seyretmek. Dev civciyle mücadele ettiğim rüyam bile olmuştu.

Yazdıkların da boka benzemiyor..

Anita dedi ki...

vuslat; duymuştum:)
korhan; bazen her şeye boka benziyor gibi görünüyor, sonra geçiyor. Bazen "dün gece bir rüya gördüm" demek, uykuda görülmüş bir rüyayı anlatmaz, bazı geceler rüyadan sayılır, ama illa ki uyanılır, bazen hayat saçmalar, ama en saçma benim. aferin bana.

HaDi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
HaDi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Anita dedi ki...

:)

Elif Gizem dedi ki...

Ben seviyorum seni okumayı:)Bu yazın eski yazılarına öyle çok benzemiş ki... Su gibi akıp gitmiş yine..

Anita dedi ki...

Çok teşekkürler.. :))