13 Şubat 2012 Pazartesi

Hi There Stain





"Hayır bu sadece martıların sorunu! Benim değil." dedi ve ateşe verdi denizi. Bütün deniz kızları bakire öldü ve yandı ahtapotlar
.

"Mercanlardan ne istedin. Senin sorunun benimle..." Sesim kısık. Kısık sesim gittikçe daha da yavaşlıyor. Senaryoda tanımımın yapıldığı satıra mürekkep damlamış. Ukala olmam gerekirken her hareketim inadına çekingen.

"Hayır bu sadece ve sadece babamın sorunu." Annesinin bacak arasına sapladı bıçağı ve kan; tüm doğmamış çocuklar adına aktı... Annesi gözleri tavana dikili öldü, kediler kapattı göz kapaklarını...

"Kadının suçu neydi, hesaplaşman gereken benim..." dedim yalvaran bir sesle. Kendimden başka herkes için yalvarıyorum. Radyoda reklamımın yapıldığı saatte, tüm kentte elektrik kesilmiş, tüm radyoların pilleri bitmiş, kulaklar sağır olmuş. Yabancı gibiyim tanınmam gereken her yüzde..

"Hayır bu sadece yazarının sorunu, benim değil!" diyerek yırtıp attı tüm kutsal kitapları. Gözümün önünde parçalandı tüm ayetler, uçuştu kitapların sayfaları...

"Cehennemde yanacaksın bunun için! Hiç mi korkun yok, kutsal olanla değil ki senin derdin! En basitle. Benimle..." Sesim korkak, hecelerim telaş içinde. Gazetede kuponumun verileceği gün darbe olmuş, kapanmış tüm gazeteler. Şimdi bana sahip olamadı diye ondan özür diliyorum diz çökmüş. Çünkü gözleri, darbeyi yapana değil, sadece bana küsmüş.

"Hayır bu artık benden başka herkesin sorunu." diye eline aldı tabancayı. Tabancadaki yansımasına bakıp, gözlerinde beni aradı. Çünkü o, en başından beri beni yıldız zanetti, göz bebeklerine beni taktı. Bulamayınca beni göz bebeklerinde, çıldırdı..

"Nasıl izin verebildim gözlerimden gitmene! Nasıl! Bunu hakettim artık!" dedi, ne olduğunu hiç birimiz anlamadan kurşunu sol gözüne sıktı..

***

"Sana benim için ağlama demiştim! Her akan damlada, bir parçam terk etti gözlerini... Yine de, değer miydi ölmeye be adam... Arkanda ne ağlayacak bir anne bıraktın, ne okunacak br kutsal kitap.. Saçılamayacak küllerin denize.. Çok kalabalık gittin buralardan.. Değer miydi benim gibi bi fahişe için ölmeye? "

Cansız bedeninde, son bir kasılma. Ve hep sıkı bir yumruk halinde duran elinden, ölümün açtığı avucundan düşen bir pusula:


"Ölmeye de değer,öldürmeye de.
Cehenneme gitmeye de.
                                            Amin..*"


Anita
2006


*Alıntı, Sin City

7 yorum:

Northman dedi ki...

Sin city filminden mi alıntıdır?

Adsız dedi ki...

maça kızı......:)

Anita Taylor dedi ki...

"Ölmeye de değer,öldürmeye de.Cehenneme gitmeye de. Amin..*" bu kısım Sin City filminden alıntıdır, evet.

Anita Taylor dedi ki...

Maça Kızı, Anita'nın eski mahlası.. :)

D!mple Rock dedi ki...

O değil de ben o ayakkabılara vuruldum! >,<

Anita Taylor dedi ki...

Karşıma çıksa, anında alırım.

Deniz K. dedi ki...

wuhuu çok iyi çok melankolik!

www.denizinfotografgunlugu.blogspot.com seni buraya izleyicim olarak beklerim