19 Temmuz 2012 Perşembe

don't.


bulaşıkları yıka ve git. fazlası başımı ağrıtır.

sonra dedim. bak burada küçük bir çatlak kalmış. ısıtamayacaksan sarılmayacaksın. öpmeyeceksen gerek yok koklamana. gülümsemiyorum. görüyorsun. ve bilerek etrafımda volta atıyorsun. ayak seslerinden başım ağrımış. kedinin canı sıkılmış. evde kahve kalmamış. sen hala etrafımda volta atıyor ve nerede hata yaptığını sorguluyorsun.

nereden baksan çok yanlış.


sonra dedim. bak.

bak burada ezilmiş bir çilek varmış. tırnaklarımın yarısı pembe, yarısı mavi. ruhumun yarısı, biraz erkek kalmış. sen hala olmayanı oldurmaya çalışıyorsun. sen hala anlayışsızlığımın başına papatyadan taçlar takıyorsun. ben geçmedi dedikçe, sen geçer diyorsun.

inan bana, hiçbir bok bilmiyorsun.

dedim. bak . sonra.

burada büyük bir yangın çıkmış.yüzümün karasını silemezsin, kendini yorduğunla kalacaksın. sana kapıyı gülümseyerek açmayacağım. her satırımın sonunda bir nokta olacak, paragraf başlarının üzerinden atlayacağım. sen biz dedikçe, ben o diyeceğim.

beni sevme. beni sevme. beni sevme.

seni sevmeyeceğim.


anita
19.07.2012

2 yorum:

la_vie_en_rose dedi ki...

Ruhunun doymamasi kadar sana verilmis daha buyuk ceza olamaz. . Uzgunum bunu senden baskasi bilmeyecek

Anita Taylor dedi ki...

İmzam olmadan bir şiirimi blogunda yayınlaman da nereden baksan...